İstanbul'un bu sıcacık ve nemli hatta plazma şeklindeki havasında, içinizi ısıtacak bilgilerle karşınızdayım.
Mevzu ciddi, baştan uyarıyorum.

Bu kısa girizgahtan sonra olay mahaline dönebilirim. Bir arkadaşımın arkadaşının arkadaşları (bkz. dıdısının dıdısı) olan iki Fransız oğlanı İran'a gitmiş ve burada üç şehir gezmişler. Gittikleri şehirlerden biri Tahran, biri Isfahan, üçüncüyü hatırlamıyorum. Isfahan'da couchsurfing sayesinde buldukları bir ailenin yanında kalmışlar. Ailenin iki çocuğu varmış, baba avukatmış, anne ise çalışmıyormuş. Zaten İran'da kadınların birçoğu çalışmıyormuş. Tahran'da da yine bir ailenin yanında kalmışlar ama onlar kaldığı sırada ebeveynler orada değillermiş. Ailenin 18-20 yaşlarındaki kızı ve iki kuzeni evdeymiş. İşin özü; evde üç İranlı kız ve iki Fransız oğlan varmış. Evinde kaldıkları kız hukuk okuyormuş. "İleride çalışabilecek mi peki" diye sorduğumda "Pek sanmıyorum" cevabını aldım. Kadınlar sokakta peçe takıyormuş ama eve girdiklerinde çıkarıyormuş. Bizim oğlanların evlerinde kaldığı kızlar da peçeyi eve girer girmez çıkarıyormuş, evde yabancı oğlan var diye düşünmüyorlarmış. Ama sokakta takmak zorunlu! Kadınlar sokakta kısa kollu kıyafet de giyemiyormuş, bileklerine kadar olmak zorundaymış. Erkekler üzülmeyin, onlara da şort giymek yasakmış. Ama herkes evin içinde istediği şekilde giyinebiliyor. Bunu da nereden biliyorum, çünkü "E peki şort satılmıyor mu" diye safça bir soru sordum. Onlar da "Satılıyor tabii ama evde giymek için" dediler. Kadınların peçe zorunluluğu bazı yerlerde überalles bir noktaya ulaşıp gözlerini de tülle kapatan (adını hatırlamıyorum, bilen varsa yazsın) peçelere dönüşüyormuş.
Alkol var mı gençler?
Bizim Fransız oğlanlara "İçki içtiniz mi" diye sordum, içmişler. Hem de İran'a vardıklarının ikinci gününde içmişler ama tamamen gizli bir şekilde. Yeraltında, penceresiz bir yerde içmişler. İçkilerin nereden bulunduğu ise muamma. Onu da sordum çünkü. Bizimkiler de "Uyuşturucu satışı gibi düşün, yasak ama el altından bulunabiliyor" dediler.
"Başınıza garip bir şey geldi mi" diye sordum. Yaşadıkları en ilginç şey, sokakta yürürken bir adamın yanlarına gelip "Kadınların gözlerine bakarsanız sizi mahvederim" demesi olmuş. Adamın kim olduğunu da bilmiyorlar. Üniformalı birisi değilmiş, sivil giyimliymiş. Tek bildikleri, adamın çok düzgün İngilizce konuşuyor olduğu.
En çok ilgimi çeken nokta (Gazetecilik refleksiyle atılmış ilgi çekici ara başlık)

Hikayeyi okumak istemeyenler için özet: Şort candır!